Aydın

AYDIN YÖRESİ HALK OYUNLARI

OYUNLARIN ÇALGILARI
Kapalı Yerlerde: Saz  Tef  Darbuka.
Meydanlarda: Davul-Zurna.

Aydın Zeybeği – Zeybek  Erkek  Tek  Toplu.
Harmandağlı – (Bak. Harmandalı)
Harmandalı  (Nazilli) – Zeybek  Erkek  Tek  Toplu.
Ortaklar Zeybeği – Zeybek  Erkek  Tek  Toplu.

AYDIN ERKEK KOSTÜMÜ

Başa Giyilenler
1. Fes: İki çeşittir, kalıplı ve kalıpsız. Günümüzde her ikisi de kullanılmaktadır. Kalıplı fesler belli sekli ve kalıbı olan feslerdir.Mutlaka püskül bulunur. Kalıpsızlarda sekil verilebilir belli kalıbı yoktur.
2. Kefiye: Fesin etrafına sarılır. Kefiyenin etrafı çok çeşitli oyalarla çevrilidir. Bunların bazılarının gül oya, yaprak oya, yıldız oya gibi adları vardır. Bu oyalar ibrişim ipliğinden yapılır.

Bedene Giyilenler
1. Gömlek: Çitare denilen kumaştan yapılır. Renkleri mor-beyaz, beyaz-sari, sari-kırmızı ve mor-saridir.
2. Boyun Dolağı: Boyunun açıkta kalan kısmini soğuktan korumak için kullanılan parçadır. Renkleri genelde beyaz ve kırmızının tonlarıdır. Üzerinde bazen çeşitli islemeler bulunabilir. Boyun dolağının kuması genelde ipek ve kumaştır.
3. Yorgan Kuşak: Kullananların belini siki tutmak ve soğuktan korunmak için sarılan ve iki ucunda uçkurlar olan bir parçadır. Yapılış biçimi yorgan yapımına benzer. Üzeri baklava dilimlerini andıracak biçimde keten içine pamuk doldurarak yapılır. Beli sarar, dizlik uçkurunun beli zedelemesini önler.
4. Dizlik(Potur): Kara donun üzerine giyilir. Belde düşük olarak bağlanır. İslemelerinin Aydın isi, Bergama isi, Menemen isi, Muğla isi gibi çeşitleri vardır. İslemelerin en siki ve en güzel olanları ödemiş isli olanlarıdır. Dizlik çuha kumaştan yapılır. İslemelerde kaytan iplik kullanılır, uçkurun geçtigi bel kısmi ise al kumaştan olur. Dizliğin rengi petrol rengi veya gridir. İslemelerde ise siyah renk iplik kullanılır.
5. Camadan: Dizlikle ayni kumaştan yapılır. Gömleğin üzerine giyilir. Kolunda yapılan işemeler çiçek, yılan, dal motifi gibi isimler alır.Dizliğin içi astarlıdır. Astarın rengi genelde siyahtır.
6. Cepken(Kartal Kanat): Camadanın üzerine giyilir. Kumaş rengi ve tipi dizlik ve camadanda olduğu gibidir. İslemeleri siyahtır. En önemli özelliği omuzlardan kartal kanadını andıran sallantıların olmasıdır. Kumaş genelde çuha ve kaytandır. Cepken isleme ağırlıklı olup göze hös gelir. İçi astardır. 7. Karadın: Dizliğin altına giyilen kilot pantolon seklinde bir giysidir. Rengi siyah olduğu için karadın denmiştir. Bu bölge insanlarının dizlikleri kısa olduğu için bacaklarını koruma amacıyla giyilir. Üzerinde isleme yoktur. Kumaş cinsi çuhadır. Sıcak havalarda giyilmediği görülür.
8. Sal Kuşak: Beli siki tutmak ve soğuktan korumak için yorgan kuşağın üzerine sarılır. Zeybek kuşağının en büyük özelliği; diğer yörelerden farklı olarak çok enli şekilde sarılmasıdır.
9. Silahlık: Sal kuşağın üstüne takılır. İçine mermi, kama ve özel eşyalar konulabilir.
10. Mendil: Genelde üçgen şekillidir. Pembe, yeşil gibi renklerde olup üzerinde altın sarisi islemeler bulunabilir.
11. Kama: Bıçak ta denilebilir ama daha uzun ve uca gidildikçe eğrilen bir yüzeyi vardır. Çelikten yapılma ve çok keskindir.
12. Köstek: Efelerin omuzdan cepkenin altında içine taktıkları bir aksesuardır. Parlak görünüşlü, kabartmaları olan bir aksesuardır.

Ayağa Giyilenler 1. Körüklü Çizme: Zeybeklerin tozluk dışında giydikleri bir ayakkabıdır. Diğer çizmelerden farkı körüklü olmasıdır. Siyah renktedir. Dizden 4 parmak aşağıda biter.

AYDIN KADIN KOSTÜMÜ

Başa Giyilenler
1. Sıkma Başlık: Fesin üzerine peneslerin dikili olduğu bir baslıktır. İki sıra olursa nisanlı tek olursa evli basıdır.
2. Grek: Basa fesin üzerine bağlanır. Her renk kullanılmakla beraber daha çok yeşil ve kırmızıya rastlanır. Düz renktir. Kenarları çeşitli oyalarla süslenmiştir.
3. Oyalı Yazma: Basa örtülür. Genellikle siyah, yeşil ve bordo zemin üzeri çiçekli olan yazmalardır. Kenarları büyük oyalıdır. Bu oyalar tığ ile yapılır.

Bedene Giyilenler
1. İç Gömlek (Bürümcük): İçe giyilir. El dokumasıdır. Düz dokuma rengidir.
2. Şalvar: Çitari denen kumaştan yapılır. Bugünkü ismi merdanedir. Her renkte çubuklu ve ye düz olabilir. Ağı yere çok yakındır, çok geniştir.
3. Üç Etek: Şalvar gibi sitare kumaştan yapılır. İçi astarlıdır.
4. Arkalan: El tezgahlarında dokunur. Kilim benzeri bir dokumadır. Cicim de denilir. Arkadan kalça üzerine gelecek şekilde üçgen katlanmış şekilde bele bağlanır.
5. Mendil: Keten kumaştan yapılma üzeri islemeli genelde beyaz renkli bir örtüdür. Bele bağlanır.
6. Aynalı Kemer: Mendilden sonra bele bağlanır. Gümüştür.
7. Cepken: En üste giyilir. Kadifen yapılmış olup genelde kırmızı veya ördekbaşı rengidir.

Ayağa Giyilenler
1. Çorap: Yünden elde örülmüş renkli desenleri vardır.
2. Yemeni: Kaza veya il merkezlerinde yemeni, köylerde çarık giyilir. Yemeni giyilen bölgelerde siyah renk tercih edilir.

OYUNLARI
Halk arasında herkesin ağzında efe oyunları diye bir tabir vardır. Peki nedir bu oyunlar? Çelik çomak, körebe, birdirbir yoksa uzun essek? Çünkü oyun dediğimiz zaman çıkan sonuç bunlar olur. Ayni şekilde “folklor” kelimesice yanlış kullanılmakta. “Folklor” bütün Türkiye sınırları içinde geçmişten günümüze hiç bozulmadan, hala ayni anlamını taşıyan ve bir bakıma kültürleşmiş birseldir. Zeybek dansları bir folklordur tamam fakat körebe oyunu da bir folklordur. Yada kina geceleri de bir folklordur. Yada türkülerde bir folklordur. Konumuz danslar oldugu için folklor kelimesini yada oyun kelimesini kullanamayiz.

Gelelim “efe oyunu” tabirine; En bastan söyleyelim efe herzaman oynamaz. Dansçilar genellikle zeybeklerdir. Bu yüzden zeybek danslari denmektedir.

Efeler ve zeybekler daglarda savasi beklerken bazen çok uzun zaman geçerdi. Kamp yaparlardi her yerde. Bu da onlarin “Yörük” olduklarını gösterir. Savaşları beklerken yada dağlarda zaman öldürürken bazi geceler ateşler yakılırdı. Ve bu ateşlerin çevrelerinde zeybekler dans etmeye baslardı. Sabit figürleri yoktu. Danslarda tek değişmeyen şey basların dikliği, kolların kartal misali açılması ve vücudun hep dik olmasaydı. Figürler her zaman doğal ve çalınan bağlamaya, davula, zurnaya uygundu. Bu sırada efe oturur nargilesini içer ve dansları seyrederdi. Zaman geçer, efe en coştuğu anda kalkar ve oynamaya baslardı. Akabinde onu gören zeybekler oturur ve efeyi yalnız bırakırlardı. Ve hepsi onu seyrederdi dört gözle.
Halk efeleri ve zeybekleri severdi. Çünkü onlara göre onları düşünen onlara yardim eden ve hep onların yanında olan tek insanlardı efeler ve zeybekler. Efeler köylerdeki gençleri evlendirirlerdi. Düğün dernek kurulurdu, sofralar hazırlanırdı, ateşler yakılırdı. Ayni dağlardaki gibi zeybekler danslarını halk arasinda da sergilerlerdi. Davul zurnanin coskusu, zeybeklerin danslarıyla daha da büyürdü. O gün bugündür halen düğünlerde bu danslar oynanmaktadır. Ve bu danslar öyle bir boyut kazanmıştır ki; artık yarışmalar düzenleniyor ve bütün topluluklarda vazgeçilmez bir hal kazanıyordu.

Tek dolaşılıp gezilen Yörük köylerinden toplanan değişik dans kalıpları ve müzikler artık modernleşecek ve bütün Türkiyede bilinen en ağır halk dansları olacaktı. Artık zeybek dansları bir kültür haline gelmiş ve memleketimizin ağzına kadar dolu bu kültür hazine sandığında bir altın para olagelmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir